17 Nisan 2013 Çarşamba

TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE KONSERİ'NİN ÜÇÜNCÜSÜ DÜZENLENDİ

Grup Yorum, geleneksel hale getirdiği halk konserlerine devam ediyor. Bu yıl 3.sü düzenlenen ‘Tam Bağımsız Türkiye’ konserini izlemek isteyenler, Pazar günü öğlen saatlerinde konserin yapılacağı Bakırköy Halk Pazarı’na akın etti. 500 bine yakın insan grubun şarkılarını hep bir ağızdan söyledi.

Grup Yorum, 28 yıllık sanat geçmişinde çok sayıda konser verdi. Konserlerden en kitlesel olanı da 15 Nisan 2012 yılında Bakırköy Halk Pazarı alanında 350 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen "2.Bağımsız Türkiye" konseri oldu. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Tam Bağımsız Türkiye" konserine ise ilgi daha yoğun oldu. Katılımın 500 bine yakın olduğu iddia ediliyor. (
Haberin videosu alttadır.)

Yoğun güvenlik önlemi alındı
Özellikle gençlerin yoğun ilgi gösterdiği konsere, müzikseverler saat 12.00'den itibaren akın etti. İzleyiciler konser alanına üstleri aranarak alınmaya başladılar. Konserin güvenliğinin özel bir şirket tarafından sağlandığı, alanın çevresinde polis olmadığı görüldü.


Ücretsiz olarak düzenlenen konsere halk, alanda satılan yiyecek ve içeceklerden alarak destek sağladı. Devrimci şapkaları ve bilekliklerinin de satışa sunulduğu konser, 'özgürlük, kardeşlik, eşitlik, barış, huzur' sloganlarıyla bu yıl da genciyle, yaşlısıyla birçok ilginç görüntüye ev sahipliği yaptı.

Bu yıl eşlik eden sanatçılar
"Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!" yazılı bir pankartın sahneye asıldığı konserde, her yıl olduğu gibi bu yıl da Grup Yorum'a birçok konuk sanatçı eşlik etti. Adile Yadırgı, Sinan Tuzcu, Dolunay Soysert, Derya Alabora, Efkan Şeşen, Barış Atay, Eşber Yağmurdereli, Derya Petek, Apolas Lermi, Cahit Berkay, Erdal Bayrakoğlu, Grup Abdal, Hakan Yeşilyurt, Karmate, Marsis, Nejat Yavaşoğulları, Niyazi Koyuncu, Sadık Gürbüz, Selçuk Balcı, Suavi ve Yasemin Göksu gibi isimler grubun birkaç şarkısında solistlik yaptı.


Grubun geçmişi
Türkiye'de 1980 yılında gerçekleşen askeri darbeye ve sonrasındaki politikalara tepki amacıyla Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi dört arkadaşın (Kemal Sahir Gürel, Tuncay Akdoğan, Metin Kahraman, Ayşegül Yordam) bir araya gelmesiyle 1985 yılında kurulan grup, müzik grubu olmanın dışında, muhalif duyarlılığın, haklar ve özgürlükler mücadelesinin de önemli bir ismi oldu. Anadolu'nun ve üzerinde yaşayan halkların sesini, devrimci-sosyalist bir müzik anlayışıyla duyurmayı amaç edindi.


21 albüm ile 2 milyondan fazla albüm satışı olan ve Avrupa'da her yıl konser veren grup, bunun dışında yüzlerce kitle eylemine, sokak gösterisine, greve, fabrika ve üniversite işgaline katıldı. 1985'ten günümüze siyasi görüşlerini, yaptıkları müzikle topluma duyurmaya çalışan Grup Yorum'a bu yönüyle günümüze kadar 400'ün üzerinde dava açıldı. Grup Yorum'un uzun yıllar konserleri yasaklandı, üyeleri gözaltına alınıp, tutuklandı ve birçok kentte kasetlerinin satılması engellendi. Grubun 15 üyesi tutuklanıp hapis yattı. Yaşanan olumsuzluklara rağmen Grup Yorum halen günümüzde gerek duruşuyla gerek yaptığı müziklerle birçok insan tarafından sevilmeye devam ediyor ve konserlerine yarım milyona yakın katılımcıyı toplamayı başarıyor.



Deniz Gezmiş @DenizGezmis25 14 Nisan
Dünya Üzerinde Bir Konser Alanına 500 Bin İnsanı Toplayabilecek Tek Bir Grup Var O da İnsanlık Barışını Savunan ; ''GRUP YORUM''..
elif ılgaz@elifilgaz 14 Nisan
"Ey sevda kuşanıp yollara düşen Bilesin bu yollar dağlar dolanır Yare ulaşmadan düşersen eğer Yarına sesinin yankısı kalır" Grup Yorum
Hakan Sural@hsural 5 sa
Grup Yorum konser çıkışı en sevdiğim sanatçı Selma ablamla çekindiğim foto, o nasıl bi mutluluktur o...

Haber: Temel Emrah Topcu, Esra Elmalı
Kamera-Fotoğraflar: Esra Elmalı
Kurgu: Esra Elmalı, Derya Öztürk
Edit: Zafer Söken

10 Nisan 2013 Çarşamba

SON YIKAYICILAR: GASSALLAR

Tahta kutu yine Zafer Denizer'e yaklaşıyordu... "Bu sefer kim?" diye merak etti kendi kendine. Sevgili mi, baba mı, ağabey mi yoksa yakın bir arkadaş mı? Şimdi tüm rollerinden sıyrılmıştı. Geleni son rolüne hazırlamak onun göreviydi. Gül suyu yavaş yavaş mermer yüzeyden akmaya başladığında, "Boşa geçmiş bir hayat mıydı acaba?’ diye düşünmeye başladı. "Zannetmem" dedi hemen, ardından gelen hıçkırık seslerini duyduktan sonra. Her gün olduğu gibi bugün de bu kadar soğukkanlı olmasını, yeni gelenin de anlamasını istiyordu. "Ağlayamadığım için kusura bakma. Meslek alışkanlığı… İnsanlıktan çıktığımdan değil yoksa..." (Haberin videosu alttadır.)

Zafer Denizer, Zincirlikuyu Gasilhanesi’nde bir gassal. Aklından tam olarak bu kelimler geçmedi belki Zafer Denizer’in... Fakat o bize mesleğinin inceliklerini ve derinliklerini anlatırken biz bunları okuduk onun kelimelerinden...

Bu mesleğe nasıl başadınız? Ölü yıkarken ne tür bir psikoloji içinde oluyorsunuz?
Mesleğe severek başladım. Zaten dini bir altyapımız da olduğu için bunun eğitimini aldık zamanında. Psikoloji derken, alıştık artık. Nasıl adli tıp doktorları rahatça cenaze üzerine işlem yapıyorsa gassallık da bir nevi aynı şey...


Çevrenizdekiler yaptığınız işi nasıl karşılıyor?

İlk başta biraz takıldılar bana ama alıştılar bir süre sonra. Zaten çevrem de dindar olduğu için normal karşılıyorlar artık. Sonuçta birilerinin bu mesleği yapması lazım. Yoksa ölüler ortada kalır.


Cenazaleri nasıl ve ne ile yıkıyorsunuz?
Sabun, sünger ve ılık suyla. Normal kendimiz nasıl yıkanıyorsak, nasıl gusül abdesti alıyorsak hayatta, öldükten sonra da aynı işlemi uyguluyoruz. Yıkanmaktan maksat zaten kir çıkarmak değildir. Peygamberimiz diyor ki, ''Gusül günahları döker.'' Burası hamam gibi bir yer değil. Kir çıkarma merkezi değil. Burada manevi temizliktir asıl olan, dini bir görev bizim yaptığımız.


Hangi ölümler sizi daha fazla etkiliyor?

Gençler daha çok etkiliyor. Onların ailelerinin acısını kendi çocuğumuz üzerinden empati yaparak anlıyoruz. O yüzden biraz daha üzücü oluyor bizim için genç ve çocukları yıkarken.


Yakınlarınızdan kimseyi yıkadınız mı? Ünlü, tanınmış simalardan yıkadığınız birileri oldu mu?
Henüz yakınlarımdan kimseyi yıkamak nasip olmadı. Ünlü olarak Müşfik Kenter, birkaç tiyatrocu, siyasetçi... En son da Müslüm Gürses'i yıkadım.


Her gün cenaze yıkıyor musunuz? Bu işten ne kadar para kazanıyorsunuz?

Tabii, her gün cenaze geliyor. Neredeyse her gün yıkıyoruz. 1600-1700 lira civarı maaşımız var. Belediyenin maaşlı elemanıyız.


Cenazenin yakınlarından ücret alıyor musunuz?

Hayır. Yasak zaten. Biz burada belediyeye bağlı çalışıyoruz ama Anadolu'da ya da başka yerlerde ölü başına ücret verdikleri oluyor diye biliyorum.



Göksel kavran ‏@A_witchipedia 7 Nisan
Arkadaşlar orasına burasına "IMMORTAL" dövmesi yaptıran adamlar görüyorum. Ben ölü yıkayıcı olsam gülmekten yıkayamam bu adamın cesedini.
Eleman ilanları ‏@Elemanilanlari 8 Haziran 11

GASSAL cenaze yıkama elemanı aranıyor: Cenaze yıkayıcı olabilir misin?GASSAL ölü yıkayıcı aranıyor | İş İlanlar... http://bit.ly/kKGaXT
Dr. Mahmut KOÇAK ‏@drmahmutkocak 18 Kasım

GASSALLAR DA İNSAN, HEM DE ÖNEMLİ GÖREV YAPAN İNSANLAR.
alican yücel alican yücel ‏@alcnycl 7 Nisan
Ebe şaplağı nereye atmışsa,gassal pamuğu oraya tıkar.
karinsecil ‏@krnscl 5 Nisan
"ölü insanlar görüyorum" 'ee sen gassal değil misin? ' "rahatlayım mı? Oh "
Mahmut İlçin ‏@mahmutilcin 21 Ocak 12

Mesela Ben Seni ''Gassal'' Olarak Atasam Ömrüme ! Hani Bir Senle Temizlense Gönlüm Olmadı Yüreğine Göm'sende...


Haber-Derleme: Temel Emrah Topcu, Esra Elmalı, Derya Öztürk
Kamera-Fotoğraflar: Esra Elmalı, Dilara Boğaz
Kurgu: Esra Elmalı, Temel Emrah Topcu, Dilara Boğaz
Edit: Zafer Söken

BİR TABU: EROTİK-SHOPLAR

Erotik shoplar, güvenli cinsel ilişki için gerekli olan prezervatif, doğum kontrol hapı, cinsel eğitim içerikli kitaplar vb. ürünler ile cinsel ilişkiden alınan hazzı artırmaya yönelik oyuncak, krem, dergi, film ve kıyafetlerin satıldığı yerler. Bazılarında striptiz, lap dance, canlı seks gibi cinsel gösteriler de yapılır. İsmini İngilizce'deki iki kelimeden alır: 'sex' ve 'shop'. Türkiye'de kırılamayan o büyük tabunun tanımı: Erotik-shop.
(Dikkat: Bu yazı çocuklar ve bulantısı olanlar için sakıncalı olabilir!)
   Haberin videosu alttadır.

Beate Uhse, dünyanın ilk erotik-shop işletmecisi
Dünyada ilk işletme yeri olarak, Alman pilot Beate Uhse tarafından 'ilişkide hijyen' sloganı ile 1962 yılında Flensburg'da açıldığı söylenen erotik-shopların ülkemizdeki geçmişi aslında Osmanlı dönemlerine kadar dayanır. Günümüzün pornografik yayınlarının tam karşılığı sayılan “bahname”lerdeki fıkralar geçmişin sırlarını önümüze sermektedir. Ünlü zıbıkçıbaşı fıkrası da buradan gelmektedir:

“Haremde sıranın kendisine gelmesini bekleyen cariyelerden bir tanesi soluğu Kapalıçarşı'da alır. Zıbıkçı efendi işveli hatuna nasıl bir tercihi olduğunu sorar. Kız şaşkınlıkla mamüllerin çeşit çeşit olduğunu öğrenir. Uzun olana "Arap", kalın olana "Kürt", latif yani hoş olana "Türk" tipi derler. İştahı kabaran cariye üçü bir arada zıbık olup olmadığını sorunca zıbıkçıbaşı şu cevabı verir: 
Öylesini bulsam kendim kullanırım kızım!”

Bu fıkra bize günümüzden 300 yıl öncesine dayanan vibratörün o zamanlar zıbık olarak adlandırıldığını kanıtlar. Peki bu zıbıklar o zamanlar nerede satılıyordu? Tabii ki Osmanlı döneminin en çok ve en yoğun alışveriş yapıldığı yer olan Kapalıçarşı'da..

300 yıl önce bünyesinde zıbıkçıbaşı yani vibratör ustası bulunduran bir coğrafyada bugün erotik shoplar büyük bir tabu olarak görülüyor. Türkiye'de erotik-shoplara karşı olan bu tutumu Kadıköy'de bir erotik-shop sahibi Ahmet E. şu sözlerle anlatıyor:

"Erotik shoplar ya da seks shoplar hemen herkes için bir tabu. Bu tür işletmelere 'ahlaksızlık yuvası' gözüyle bakılıyor. Erotik shoplar, aslında sağlıklı bir cinsel yaşam için olmazsa olmaz. Hemen her yaş grubundan müşterimiz oluyor. Ancak genellikle erkek müşteriler daha çok ilgi gösteriyor. Ancak ne yazık ki bu tür alışverişler lüks olarak görünüyor. Genellikle de ekonomik durumu iyi olan insanlar bu tarz alışveriş yapıyorlar. Bence herkesin gelmesi gerekir. Sadece alınan hazzı arttırmak için değil. Sağlıklı bir cinsel yaşam için erotik shoplar gerekli."


Gençlerin erotik-shoplar hakkındaki düşünceleri için:



Sosyal medyada erotik shop:

KKTC Tuğberk Özdemir@tugberkozdemirr 6 sa
erotik shop dükkanının olduğunu düşünsene. çok kötü be. adama kız vermezler valla
Gökhan Yıldırmaz@GYildirmaz 19 sa
Üniversite isi olmazsa erotik shop açıyorum arkdslr, abazalardan dolayi 1 yilda koseyi dönerim
SwaG @BTomllinson 6 Nisan
Yağızla oturduk hesapladık kadıköyde her metrekareye 3 tane erotik shop düşüyo :)
HÖHÖKÇE@gokceberisbilal 5 Nisan
I'm at Erotik Shop (Istanbul)
Cumhuriyet Gazetesi@cumhuriyetgzt 14 Kasım
Erotizm ters geldi: Erdoğan'ın yolu üstündeki 'erotik shop'ların tabelaları uyarı üzerine isim değiştirdi: Love Shop!

Haber-Derleme: Derya Öztürk, Zafer Söken, Esra Elmalı
Kamera: Zafer Söken
Kurgu-Tasarım: Esra Elmalı
Edit: Zafer Söken


Kullanılan kaynaklar: 
http://caglamelekkacarlar.tumblr.com/, http://tr.wikipedia.org/wiki/Sex_shop

3 Nisan 2013 Çarşamba

AMBALAJSIZ BAHARAT DEVRİ SONA ERİYOR!

Açıkta baharat satışlarına sınırlama getiriliyor. Artık baharatlar ambalajsız satılmayacak. Paketlerin içlerine de miktarı arttırmak amacıyla kullanılan dolgu maddeleri katılamayacak.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, bakanlık önümüzdeki günlerde baharat tebliğinde değişikliğe gitmeye hazırlanıyor. Taslak ile baharatların tanımları ve ürün özellikleri belirlenirken, daha önce 37 çeşit baharatı konu alan tebliğin kapsamı da genişletildi. Buna göre yeni tebliğ, 53 çeşit baharatı kapsayacak. (Haberin videosu alttadır.)

Önceden ambalajlanmış baharatlar ile daha fazla hijyen
Yeni düzenlemeyle, ambalajsız olarak satışa sunulan baharatların satış yerlerine yeni hijyen kuralları getirilecek. Dökme satış olarak adlandırılan ambalajsız satış durumunda baharat, gıda kodeksine uygun malzemeden yapılmış ambalaj malzemesi içinde kapalı olarak, güneş ışığına maruz kalmadan ve ortam koşullarından gelebilecek olası bulaşmalara engel olacak şekilde sergilenecek. Ayrıca dökme baharat pazar, kasap ve manav gibi yerlerde satışa sunulamayacak.


Sıddık S. ALTUNBAŞ ‏@ssaltunbas 11 Ekim 
Baharatlar açıkta satılamayacakmış? Açıkta satılan baharatlardan kim, ne zarar görmüş bilen var mı?!

Ercan Onat 11 Mart
bikaç ay öncede pazarda vs açık ekmek satılmayacak dendi, gittiğim her pazarda eskisinden farklı bişi yok, zabıtanın gözü önünde satıyor hatta zabıta bile oradan alıyor.


Nişasta katmak yasak
Mevcut tebliğde baharat karışımlarına nişasta katılmasına izin verilirken, yapılan değişiklikle karışımlar dahil tüm baharatlara nişasta katılması yasaklanacak. Yeni düzenlemeye göre, baharat karışımlarına miktarı artırmak amacıyla ürünlerin kendi doğasından gelen nişasta hariç olmak üzere ek nişasta, irmik, razmol, kepek ve benzeri dolgu maddeleri katılamayacak.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nde görev yapmakta olan yüksek ziraat mühendisi Nihal Atmaca Taner konuya ilişkin şu açıklamayı yapıyor:Baharat sektörü maalesef en çok tağşişin yapıldığı ürün grubu içerisinde yer alıyor. Bu yüzden tüketicinin sağlığına güvenilir gıdayı temin amacıyla baharatların paketlenmesi şartı geldi. Karabibere kömür tozu katılması, pul bibere kiremit tozu katılması gibi tağşişi önlemek amacıyla artık dökme ürün yasak.

Fevziye Aküzüm ‏@Fevziye_Akuzum 1 Nisan
@haydrendersarac Baharatcidan kuru papatya aldim ama ortasi kubbe degil, sahtemidir? antep pazari gibi baharat satan yerler denetime tabi mi?

 
1 yıllık uyum süresi
Tebliğin yürürlüğe girmesinden sonra baharat işletmelerine bir yıl uyum süresi verilecek. Baharatları ambalajsız ve ek dolgulu olarak satışa sunmaya devam eden yerlerde bütün sorumluluk, tespit edilen gıda satış yerine veya toplu tüketim yerine ait olacak.



Isa Al ‏@isaal1 27 Mart
Çevre ve sağlıkla alakalı AB'den çok şey öğrenebiliriz. Açık yerlerde baharat satışlarının ve yanlış bilgilendirmenin yasaklanması harika.


Savas Kusanir 9 gün önce
ayip yahu hayvanciligi bitirdiniz tarimi bitirdiniz üretimi durdurdunuz bankalarimizi fabrikalarimizi yabancilara peskes cektiniz utanmadan ortada adamiz diye dolasiyorsunuz


husamettin akkaya ‏@hakk64 11 Ekim 

Baharatlar kokusu yayılsın diye açıkta satılıyordu. Darısı yağ yakan kebabçılara...

Haber-Derleme: Dilara Boğaz, Esra Elmalı, Derya Öztürk
Kamera-Fotoğraflar: Esra Elmalı
Kurgu ve Edit: Zafer Söken

27 Mart 2013 Çarşamba

TARİHİ BALIK HALİ TAŞINIYOR

Kumkapı Balık Hali ya da bilinen adıyla 'İstanbul'un balık borsası', "kapasite yetersizliği" nedeniyle Beylikdüzü'ne taşınacak. Balık halinde taşınmaya karşı tepkiler yükseliyor. Hal çalışanları taşınma sonrasında birçok kişinin işsiz kalmasından korkuyor...


Haber ve Kamera: Zafer Söken, Emre Baştuğ
Edit ve Kurgu: Zafer Söken

METRO TUVALETİNDE AKBİL DÖNEMİ


Kartal-Kadıköy metro hattının tuvaletleri ücretli hale getirildi. Teknolojinin imkanlarından faydalanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, tuvaletlerin önlerine turnikeler yerleştirdi. Artık yolcular akbillerini bu turnikelere okutarak 1 lira karşılığında tuvaletleri kullanabilecek.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın tabiriyle "Cumhuriyet tarihinin en büyük metro hattı" olan Kartal-Kadıköy metrosu, 2012 yılının Ağustos ayında hizmete girdi. Toplam maliyeti 3 milyar lirayı bulan metro ağını, günde ortalama 1 milyon kişi kullanıyor. Kartal-Kadıköy arasını 32 dakikaya indiren metro hattı, şimdilik yüzde elli indirimli olarak yolcu taşımaya devam ediyor. (Haberin videosu alttadır.)

Tuvalet için bakiye yetersiz!
8 ay önce hizmete açılan Kadıköy-Kartal metro hattının tuvaletlerinden insanlar ilk başta ücretsiz faydalanabiliyordu. Ancak 2013 yılının Mart ayında tuvaletler ücretli hale getirildi. Ücretin ödenmesi için teknolojinin imkanlarından faydalanıldı. Tuvalet girişlerine turnikeler konuldu. Artık insanlar akbillerini turnikelere okutup belirli bir ücret karşılığında tuvaletlere giriş yapabiliyor.

"50 kuruşa aldığımız suyu 1 liraya işiyoruz"
Toplu taşıma araçlarında kullanılan akbilleri bir de tuvaletlere girebilmek için kullanmak zorunda kalan yolcular şaşkına döndü. Kamu yararına yapılan bu projede yolcular 1 lira ödeyerek tuvaletleri kullanabilecekler. Bir vatandaş "50 kuruşa aldığımız suyu 1 liraya işiyoruz" diyerek uygulamayı eleştirdi. Başka bir vatandaş, "Kamuya açık olan bir alanda tuvaletlerin ücretsiz olmasını tercih ederdim. En azından çok zor durumda olan kişilerin bu tuvaletleri kullanabilmesi sosyal bir devlet olmamız açısından çok daha faydalı olurdu" dedi.

Aktarmada indirim yok
Metroda aktarma yaparak ikinci ve sonraki seferleri indirimli fiyatına gerçekleştiren yolcular, akbillerini okutarak girdikleri tuvaletlere aktarma yapamıyorlar. Metro ağını indirimli kullanan öğrenciler de tuvalet kullanımında bu indirimden faydalanamıyorlar. 50 kuruşa Kartal-Kadıköy metro hattını kullanan öğrenciler, tuvaletler söz konusu olduğunda 1 lira ödemek zorunda. Bir öğrenci, "Kadıköy'den Kartal'a 20 dakikada 50 kuruşa gidebiliyorken, 2 dakikalık bir ihtiyaç için 1 lira ödüyoruz" diyerek uygulamayı eleştirdi. 60 yaş üstü yolcular için de indirimli sefer yapan metro ağı, tuvalet kullanımında bu indirime izin vermiyor.

Engellilere ücretsiz
Kartal Kadıköy metro hattının tuvaletleri için engelli kullanımı unutulmamış. Engellilere uygun turnikeler de yerleştirilmiş. Özürlülük bilgisini nüfus cüzdanına işleten kişiler bu tuvaletleri ücretsiz kullanabilecekler.


ƒαтιн уαℓçıη ツ@oOFaTiHOo 19 Mart
#MilyonDolarımOlsa Paralı wc açarım sonuçta insanın dönüp dolaşıp gelecegi yer .d
Msthisdream@Msthisdream 20 Kasım
Tuvaletçilik para var dediler kuzenlerle tuvalet açtık yerimiz Üçyol metro mutlaka bi limonata içmeye beklerim.

Haber: Temel Emrah Topcu, Esra Elmalı, Dilara Boğaz
Kamera-Fotoğraflar: Esra Elmalı
Kurgu-Edit: Zafer Söken 

Bahçeşehir Üniversitesi, Yeni Medya Bölümü

20 Mart 2013 Çarşamba

ALT KATINDA FIRIN OLAN BİNALAR YANDI!

Dünyanın sayılı deprem bölgelerinden biri olan Türkiye'de, depreme yönelik alınması gereken önlemlere bir yenisi daha eklendi. Uzmanlar uyarıyor: Özellikle alt katında fırın olan binalar gerek bina sakinleri için gerekse çevre binalarda oturanlar için büyük risk teşkil ediyor!
(Haberin videosu alttadır.)

Türkiye, deprem riski açısından dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri. Yeryüzünde 600 milyon insanın deprem kuşağı bölgelerinde yaşadığı tahmin edilirken, Türkiye nüfusunun yüzde 98’i deprem tehdidi altında yaşıyor.

Dünyanın en aktif deprem kuşaklarından birinde yer alan Türkiye'de, özellikle Marmara Depremi'nden sonra, inşaat hatalarından dolayı çöken binalarda ölüm ve yaralanmalara sebebiyet vermekten dolayı binaların müteahhitlerine yaklaşık 2 bin 100 dava açıldı. İnşaat hataları, ucuz malzeme kullanımı gibi nedenlerin dışında bazı yanlış yapılanmalar da deprem riskini arttıran faktörler arasında gösteriliyor.

Yapılan incelemeler ve araştırmalar sonucunda, özellikle alt katında fırın olan binaların gerek bina sakinleri gerekse çevre binalarda oturanlar açısından büyük risk teşkil ettiği saptandı.

2011 Van depreminin ardından bölgeye gittiğini ve incelemelerde bulunduğunu söyleyen İTÜ Öğretim Üyesi Jeofizik Dalı Uzmanı Prof.Dr.Ahmet Ercan, burada arama kurtarma ekipleri ile görüştüğünü, ekiplerin kendisine en fazla yıkımın, altında fırın olan binalarda yaşandığını söylediklerini belirtiyor.

Prof. Dr. Ahmet Ercan
''Kebapçı, lahmacuncu, fırıncı, bu gibi işletmeler yüksek ısı nedeniyle beton içinde çatlakçıklar oluşturan yerler. Özellikle Van'da alt katında fırın olup da göçmeyen bir yapıyla karşılaşmadık. Ülkemizde fırınların yüzde 75'inin kaçak olduğunu biliyorum. Fırıncıların bir ısı yalıtım sistemi yönetmeliği vardır. Bu yönetmeliğe uymayan yüzde 65 civarında fırıncı var'' diyen Ercan, alınması gereken önlemler konusunda ise ''Bir fırın işletmesinin açılabilmesi için öncelikle belediyeden izin alınmış olması gerekir. Vatandaş malına canına sahip çıkmalı. Herhangi bir olumsuzluk sonucunda hem fırıncıyı hem de bağlı olduğu belediyeyi dava edebilir. Maddi kayba uğramamak açısından zorunlu deprem sigortası da şarttır'' dedi.

İnşaat müh. Hüsnü Işık
İnşaat mühendisi Hüsnü Işık da giriş katında fırın olan binaların deprem için büyük risk olduğunu doğruluyor: ''Fırınlardaki yüksek sıcaklık değişimi binanın taşıyıcı sistemine büyük zarar verir. Sıcaklık değişiminden ötürü beton genleşmek ister. Aynı şekilde fırın kapatıldığında da bu genleşen beton büzülmek ister. Bu genleşme ve büzülme sonucu ortaya çıkan deformasyon ile binanın taşıyıcı sisteminde çatlaklar oluşur ve bu tarz binaların daha çabuk yıpranmasına ve tehlike oluşturmasına yol açar.''

Depremlerin oluşturacağı hasarları azaltmanın şimdilik en etkin yolu depreme dayanıklı yapılar inşa etmek ve toplumu depreme karşı eğitmekten geçiyor. Maddi ve manevi her türlü olası kaybı en aza indirmek için yaşam alanlarında ve çevrelerinde bazı önlemler alınması, esnafın, müteahhitlerin ve vatandaşların, devlet tarafından deprem konusunda bilinçlendirilmeleri gerekiyor.



Sosyal medyada deprem
mister nuone ‏@mister_nu

Yokluk mu,açgözlülük mü? Halk güzellemecileri, kaçak inşaat konusundaki duruşundan haberdarlar mı?"İki bina bir kolon!"
Ömer Faruk Sorak ‏@FarukSorak
 

Deprem değil bina öldürür gerçeğini ne Van'da ne de İstanbu'da yaşamayalım.
Kaptan ‏@KaptanOzgan
Deprem olsa nolurki alti ustu bina ustumuze coker o kadar ndnsndndmmsmsndnendbdn

7/24 Aktüel Haber 7/24 Aktüel Haber ‏@724aktuel
Kaçak Müteahhit Tutuklandı: Van depreminde yıkılan apartmanın sahibi Nezir Baş tutuklandı. http://bit.ly/VKQ7Wz  #haber #sondakika 

kübra çeviker ‏@Kbracevkr
Japonyada 9 şiddetinde deprem oluyo bina bile sallanmıyor. depremleri bile dandik.


Haber-Derleme:Temel Emrah Topcu, Esra Elmalı
Kamera-Tasarım: Esra Elmalı
Kurgu-Edit: Zafer Söken


Bahçeşehir Üniversitesi, Yeni Medya Bölümü